Çarşamba, Eylül 27, 2006

Aşk

Anladım ki aşk kimi zaman bir inatçılık örneğidir, kimi zaman bağnazlık. Pek çok zaman sakarlıktır, aptallıktır; kör gözlerden ileri gelen. En sağlam mimaridir aşk, 10 şiddetinde depremden sağ salim kurtulmaktır. Yürümeye başladığın yeri unutmaktır aşk, hiç arkaya bakma gereği hissetmediğindendir belki de... Stadları dolduran kalabalığın hep bir ağızdan aynı şarkıyı söylemesidir aşk, hani gönüllerin uyumundan başlayan. Aynı yağmurun altında ıslanıp hasta olmaktır aşk; aynı yağmurun aynı hüznünde ağlamaktan... Bazen boğazı vapurla geçmektir, en güçlü lodosların getirdiği yâr kokusu eşliğinde. Bazen de o vapurdan en karanlık sulara atlamaktır, görebilen gönüllerin rehberliğinde. Ama en önemlisi bir yürekte yaşamaktır aşk, pembe panjurları olsa da olmasa da...

Salı, Eylül 19, 2006

Onimusha 3 Trailer




"şimdi bu animasyonun burada ne işi var ulan" diyerek kibarca serzenişte bulunacak olanlarımız elbette vardır biliyorum ama site benim, koydum oldu. n'apayım :)

Çarşamba, Eylül 13, 2006

Dostlar evlilikte, gör(s)ün(ler).

copyright (c) crato Dost nedir bilirsiniz değil mi? Peki dostunuzun evlenmesi nasıl birşeydir bilir misiniz? Peki iki dostunuzun biranda evlenmesi nasıl birşeydir bilir misiniz? Peki, bu dostlarınızın hem en iyi dostlarınızdan olması hem de birbiriyle evleniyor olması? (oha)

Ben artık biliyorum. Güzel bir duyguymuş ayrıca, bir tuhaf oluyor insan. (tüyo: sağdıçlık zor işmiş, teklif edilirse kaçın. mümkünse arkanıza da bakmayın.)

valla :)

Salı, Eylül 12, 2006

Bir adam varmış, canı sıkılan...

Peki bu sıkıntıyı gidermek için Turkcell-im yeterli mi? (Bu arada Turkcell'in bu yeni hizmeti için bulmuş olduğu bu isim çalışmasını reklamcılık açısından tuttuğumu da belirtmek isterim. Söyleyen kişi resmen Turkcell'i sahiplenmiş havasında oluyor, benim Türkselim hesabı) Geldi gelmesine ama hala benim can sıkıntım ile girmiş olduğum yakın temas halleri devam etmekte. Bazen gözüme tünelin ucunda bulunan bir ışık çarpıyor (ya da çarpar gibi oluyor) ama sonra söner gibi yapıyor. Anlayamıyorum.
Neyse, dönelim asıl meselemize. Turkcell-im geldi sıkıntı gitti mi? Gitmedi mi? Gitti de biz mi duymadık? Yoksa hala içeriki odadaki çekyata yayılmış elinde kumanda TV mi seyrediyor?
Bilemiyorum, şu Türkiye açısından sıkıntılı dönemde iyi seçilmiş bir slogan ve iyi işlenmiş bir reklam kampanyası yanlış zamana denk gelmiş gibi hissediverdim içten içe. Sonra da ne diyeceğimi bilemedim, durdum. (bitti)

Pazartesi, Eylül 11, 2006

Haftabaşı

Ulan nedir benim bu haftabaşı günlerinden çektiğim be haspam? Tamam doğup, gelişen, yiyen, içen, sevişen, büyüyen, yine sevişen ve ölen her insanoğlunda bir Pazartesi sendromu vardır ezelden, bilirim. Ama bu olay bende böyle tezahür etmezdi ki!.. Benim haftanın belalı günleri top10 listemde 1 numarada her daim Salı günleri olmuştur. Ama her nedense son birkaç aydır Pazartesi günleri 1 numarayı zorlar duruma gelmiştir.
Bugün, yani haftabaşı günümüz geçtiğimiz haftadan çok farklı bir şekilde sırılsıklam başladı, yağmurluydu yani. Bir kez daha gördüm ki Yaradan'ın hikmetinden hakikaten sual olunmazmış. Ulan gül gibi yaz günleri gitti, gözlerimizin ıslak asfalt üzerine yapışık yerde yatan sararmış yapraklarına aşina olduğu sonbahar günleri geldi. Hem de bir anda oldu tüm bunlar. Şaşırdım ve tutuldum haliyle.
(Aslında bunu yazan içten içe bir sevinç gösterisi de sunmaktadır. Cümle alem olmasa bile bir kısım medya tarafından bu kişinin Eylül ayı ile başlayan mevsime karşı gizli bir sempati duyduğunu, bu mevsimde gözlerinin içinin bir başka baktığını bilir ama çaktırmaz.)

Site hakkında hiç sorulmayan sorular (NAQAS) - #1

bunu arada bir yapmak lazım diye düşündüm bir an. bir an dediğim şu an yani.

yaz/boz'u benden başka kim biliyor bilemiyorum ama bilmeyen her bir bireyin soramayacağı soruları yardım anlamında anlatayım diye düşündüm. ileride lazım olur.

soru 1: ne işe yarayacak bu NAQ'lar?
cevap: sormak isteyip de soramadığımız, hep içimizde kalan sorunların yaz/boz fasilitesi ile alakalı versiyonlarını cevaplamaktır arzumuz.

soru 2: her yazının altında bulunan Anahtar Kelimeler nedir, ne işe yarar? hangi kapıyı açar?
cevap: Anahtar Kelimeler denince, o an okuduğumuz yazının alakalı olduğu konular hakkında verilmiş ipuçları olduğu aklımıza gelebilmelidir. Bundan yola çıkarak bu ipuçlarının tutulması vasıtası ile istediğimiz konu ile ilgili yazıya kolayca ulaşabileceğimiz de aklımıza gelebilir elbette.
Hem yan tarafta (sağ taraftaki yanda) bulunan "seç seç oku" bölümünde de bu anahtar kelimelerin alfabetik olarak dizilmiş bir listesi bulunduğu gibi istediğimiz konuları bu bölümden seçip seçip okuyabiliriz de. Yalnız, dikkat etmekte fayda vardır ki aynı yazıya birden fazla anahtar kelime işaret edebilmektedir.

11 Eylül

Bugün, 11 Eylül saldırısının yıldönümü.

Kınıyorum kendimi. Hatırlayamıyordum neredeyse. (yuh bana) (Ayıp)